III. ÜNİTE: SES BİLGİSİ VE TELAFFUZ (SÖYLEYİŞ)

1. TÜRKÇENİN SES ÖZELLİKLERİ

Türkçede ünlü ve ünsüz olmak üzere 29 ses vardır. Bunların

8 tanesi ünlü, 21 tanesi de ünsüzdür.

Ünlülerin Sınıflandırılması

Dilimizdeki ünlüler söyleniş sırasında dilin, çenenin ve dudakların

aldığı biçime göre sınıflandırılır.

a. Dilin durumuna göre:


Dilin durumuna göre ünlüler kalın

ve ince olmak üzere ikiye ayrılır.

Kalın ünlüler: a, ı, o, u

İnce ünlüler: e, i, ö, ü

b. Alt çenenin durumuna göre:


Alt çenenin durumuna göre

ünlüler geniş ve dar olmak üzere ikiye ayrılır.

Geniş ünlüler: a, e, o, ö

Dar ünlüler: ı, i, u, ü

c. Dudakların durumuna göre:


Dudakların durumuna göre

ünlüler düz ve yuvarlak olmak üzere ikiye ayrılır.

Düz ünlüler: a, e, ı, i

Yuvarlak ünlüler: o, ö, u, ü

Ünsüzlerin Sınıflandırılması

Ünsüzler ağız boşluğundaki boğumlandığı yere (çıkak), sürekli

söylenip söylenemediğine ve yumuşak (ötümlü) ve sert

(ötümsüz) oluşlarına göre sınıflandırılır.

a. Boğumlanmalarına (çıkak) göre:

Dudak ünsüzleri:


Dudakların birbirine dokunmasıyla çıkar:

b, m, p

Diş-dudak ünsüzleri:


Üst dişlerin alt dudağa dokunmasıyla

çıkar:

f, v

Diş ünsüzleri:


Dil ucunun üst dişlere yaklaşmasıyla veya

dokunmasıyla çıkar.

c, ç, d, j, l, n, r, s, ş, t, z

Damak ünsüzleri:


Dilin orta kısmının ön damağa ya da dil

kökünün art damağa yaklaşmasıyla çıkar.

g, ğ, k, y

Gırtlak ünsüzleri:


Bu ses, ciğerlerden gelen havanın ses

tellerine çarpmasından ve ağızda hiç bir engele uğramadan

çıkmasıyla oluşur. Türkçede gırtlak ünsüzü olarak sadece h

sesi vardır.

b. Sürekli söylenip söylenmeyeceğine göre:

Ünsüzlerin söylenirken ses yolunun kapanmasına veya sürekli

açık olmasına göre sınıflandırılmasıdır. Ünsüzler söylenirken

ses yolu kapanıyorsa süreksiz, sürekli açık kalıyorsa

sürekli ünsüzler adını alır. Bunu belirlemek için ünsüzün

başına bir ünlü getirilir. Ak, süt, iç seslerini söylerken ses

yolu tıkanmaktadır. Özzzzzzzzz, elllllllll, offffff seslerini söylerken

ses yolu açık kalmaktadır. Bu özelliğine göre ünsüzler

ikiye ayrılır:

Sürekli ünsüzler:


f, ğ, h, j, l, m, n, r, s, ş, v, y, z

Süreksiz ünsüzler:


b, c, ç, d, g, k, p, t

c. Yumuşak ve sert oluşlarına göre:

Ünsüzler ses tellerinde titreşime uğrayıp uğramadığına göre

yumuşak (tonlu) ve sert (tonsuz) olmak üzere ikiye ayrılır.

Yumuşak ünsüzler:


Ses tellerinin titreşmesiyle oluşan ünsüzlerdir.

b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z

Sert ünsüzler:


Ses telleri titreşmeden oluşan ünsüzlerdir. ç,

f, h, k, p, s, ş, t

Ünlü ve Ünsüz Uyumları

Ünlü Uyumu:


Türkçede iki tür ünlü uyumu vardır.

a. Büyük ünlü uyumu:


Dilin durumuna göre ünlülerin kalınlık

incelik bakımından uyumudur. Türkçe sözcüklerde ilk

hecede kalın ünlü varsa, ondan sonraki hecelerde kalın ünlü;

ince ünlü varsa ince ünlü gelir. Bu kurala büyük ünlü uyumu

denir.

“Ağçar ççk açı”


cümlesinde ilk hecede a kalın ünlüsünden

sonra a- a- a kalın ünlüleri; çiçek sözcüğünde ise, i, e

ince ünlüleri; açtı sözcüğünde a- ı şeklinde kalın ünlüler

gelmektedir.

Türkçe olduğu hâlde bu kurala uymayan bazı sözcükler de

vardır. Kardeş < karındaş, anne < ana, elma < alma vb. Bu

sözcüklerin asılları ünlü uyumuna uyarlar.

Bazı ekler Türkçe sözcüklere eklendiğinde ünlü uyumuna

uymaz.

- yor eki: geliyor, yazıyor, okuyor vb.

- mtrak eki: mavimtrak, yeşilimtrak, sarımtrak vb.

- ki eki: sabahki, akşamki, dünkü vb.

- daş eki: yurttaş, vatandaş, dindaş, yoldaş vb.

- leyin eki: geceleyin, sabahleyin, akşamleyin vb.

- iken eki: silerken, bakarken, yazarken vb.

b. Küçük ünlü uyumu:


Küçük ünlü uyumu sözcüklerdeki

ünlülerin düzlük yuvarlaklık, darlık-genişlik bakımından uyumudur.

1. Türkçe sözcüklerde düz ünlüler (a, e, ı, i) den sonra düz

ünlüler gelir.

2. Yuvarlak ünlüler (o, ö, u, ü) den sonra;

a. Düz- geniş (a, e) ya da

b. Dar-yuvarlak (u, ü) gelir.

Bu kurala küçük ünlü uyumu denir.

Örnek:


bekledim, kömürlük, gövdesi, umursamaz, tarafsızlık,

yorgunluktan

Not:


KÜU, kelimenin tamamında değil, komşu iki hece arasında

aranır:

yumurtacı, yuvarlaklık, görebilmişti…

Bazı sözcükler Türkçe oldukları hâlde küçük ünlü uyumuna

uymazlar:

Armut, çamur, kabuk kavun, avuç, kavuşmak,

yağmur vb.

-yor eki KÜU’yu devamlı bozar:

olmuyor

Not:


Yabancı sözcüklerde, birleşik kelimelerde ve tek hecelilerde

ünlü uyumu kuralı aranmaz.

SES OLAYLARI

a. Ünsüz Benzeşmesi (Sertleşmesi–Ünsüz Uyumu)

Sonunda f, s, t, k, ç, ş, h, p ünsüzleri bulunan kelimeler “c, d,

g” ile başlayan bir ek aldığı zaman ekin başındaki yumuşak

ünsüzler sertleşerek “ç, t, k” olur.

sınıfda değil sınıfta

Türk-ce değil Türkçe

at-gı değil atkı

çiçek-ci değil çiçekçi

1905’de değl 1905’te,

Ünsüz benzeşmesi yabancı dillerden dilimize giren bazı

yabancı sözcükler ile birleşik sözcüklerde aranmaz:

İstikbâl,

mahdut, makbul, işgal, meşgul ile akbaba, kurtdereli, üçgen,

Akdeniz, kırkbayır vb.

b. Sert Ünsüzlerin Yumuşaması (Ünsüz Değişimi)

Sözcük sonlarındaki sert ünsüzler (ç, k, p, t) sesli harfle başlayan

bir ek aldıklarında yumuşarlar: ç-c; k-ğ; p–b; t–d olur.

Bu kurala sert ünsüzlerin yumuşaması denir.

ağaç – ağacı

ekmek – ekmeği

söğüt – söğüde

kitap – kitaba vb.

Tek heceli sözcükler ile yabancı dillerden dilimize giren bazı

sözcükler bu kurala uymaz: iç- içi; ok- oku; kırk- kırkı; kata -

kata; yat - yatı vb. gayret - gayreti; ehemmiyet- ehemmiyeti

vb. hukuk - hukuku; millet- milleti vb.

c. Ünlü türemesi

-cık / -cik eki alan bazı kelimelerde araya bir ünlünün girdiği

görülür:

Bir-cik→biricik, az-cı→azıı, gençcik → gencecik, darcı→

daracı…

Pekiştirilmiş bazı kelimelerde de ünlü türemesi olabilir:

Yalnız → yapayalnı, çvre → çpeçvre, güdü → güegüdü,

dü → düedü, çılak → çııçılak

d. Ünsüz türemesi

Bazı birleşik fiillerin oluşumunda ünsüz türemesi görülür:

Af etmek – affetmek

his etmek – hissetmek

Bazı sözcüklere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sözcüklerde

aynı türeme ortaya çıkar.

af-ı = affı

had-i = haddi

hak-ı=hakkı

Ünlüyle biten sözcüklere, ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde,

Türkçe sözcüklerde iki ünlü yan yana gelemeyeceği için bu

ünlülerin arasına “y, ş, s, n” ünsüzlerinden uygun olan biri

gelir. Bu ünsüz türemesine kaynaştırma da denir.

oku-y-an okuyan

baba-s-ı babası

yedi-ş-er yedişer

elma-n-ın elmanın

e. Ünlü Düşmesi

İki heceli olan kimi sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında

ikinci hecelerinde bulunan ünlüyü düşürürler.

omuz - um omzum

oğul - u oğlu

Bazı birleşik fiillerin oluşumunda ünlü düşmesi olur:

Kahır olmak = Kahrolmak, Sabır etmek = Sabretmek

Bazı sözcükler yapım eki alırken ünlü düşmesi olur:

ileri – le – mek =ilerlemek

koku – la – mak=koklamak

f. Ünsüz Düşmesi

-cek ,-cak küçültme eki alan bazı kelimelerde olur:

Küçük-cük=küçücük minik-cik=minicik

Bazı sözcükler yapım eki alırken ünsüz düşmesi olur:

Yüksek-l-mek=yükselmek

Alçak-l-mak=alçalmak

g. Ünlü Daralması

Fiillerin sonlarında bulunan geniş ünlüler (a, e) “-yor” ekinin

darlaştırıcı özelliğinden dolayı daralarak, (ı, i, u, ü) dar ünlülerine

dönüşür. Buna ünlü daralması denir.

bekl-e-yor > bekl-i-yor

kalm-a-yor > kalm-ı-yor

özl-e-yor > özl-ü-yor

soll-a-yor > soll-u-yor

Tek heceli olan “de-, ye-“ fiillerinde de darlaşma görülmektedir:

De-y-en=diyen ye-yor=yiyor

De-y-erek=diyerek ye-y-en=yiyen

Türkçenin başlıca ses özellikleri şunlardır:

1. Türkçe sözcükler büyük ve küçük ünlü uyumuna uyar.

Ancak bu kurala uymayan çok az sayıda sözcük ve ekler

vardır.

2.


Türkçe sözcüklerde ilk heceden sonra (ikinci üçüncü

hecelerde) o, ö ünlüsü bulunmaz. Bulunan sözcükler

Türkçe değildir.

Atom, horoz, radyo vb.

3. Türkçede uzun ünlü yoktur,

âlim, nâzım, âşık gibi sözcükler

Türkçe değildir.

4. 4. İki ünlü yan yana gelmez. İki ünlü yan yana geliyorsa

araya bir kaynaştırma sesi (harfi) girer.

Oku-y-an, bağla-

n-acak, masa-s-ı vb.

5. İki ünlü yan yana bulunan

saat, şair, şiir, fiil, muayene,

reis, maalesef vb.


Türkçe değildir.

6.


Türkçe sözcüklerde f, h, j sesi yoktur. Mahkeme, tüfek,

jilet, jandarma, ajanda, vb.

7.


Ancak tabiat taklidi seslerden oluşan sözcükler bu kuralın

dışındadır.

Fısıldamak, of, vb.

8.


Türkçede c, ğ, l, m, n, r, v, z sesleri sözcüğün başında

bulunmaz. Yani bu seslerle başlayan sözcükler Türkçe

değildir.

Cami, lâle, marul, nane, raf, vazife, zerdali vb.

9. Sözcük sonunda b, d, c, g sesleri bulunmaz.

Kitab, derd,

ilac, vb.


Bu seslerle biten sözcükler kitap, dert, ilaç biçiminde

söylenir.

10. Sözcüğün başında iki ünsüz yan yana bulunmaz. Bulunanlar

Türkçe değildir.

Plan, kredi, tren.

11. Sözcüğün sonunda üç ünsüz ses yan yana bulunmaz.

Bulunanlar Türkçe değildir.

Sfenks, kontr

12. Sözcük kökünde aynı cinsten iki ünsüz yan yana bulunmaz.

Millet, hürriyet, tasavvur, hassas vb.


Türkçe değildir.

2. SÖYLEYİŞ (TELAFFUZ)

En geniş anlamıyla konuşmayı sağlayan hareketlerin tümüne

söyleyiş (telaffuz) denir. Konuşmada ses tonu ve söyleyişin

(telaffuzun) önemi büyüktür.

Boğumlama:


Seslerden oluşan heceleri gerekli ses değerlerini

vererek bazı sesler ve heceleri atlamadan, değiştirmeden

doğru, güzel ve iyi anlaşılabilecek biçimde söylemektir.

Tonlama:


Anlatıma duygu, düşünce, heyecan, yumuşaklık,

sertlik katmak amacıyla seste yapılan farklılığa tonlama denir.

İnsan sesi ton bakımından kalın, ince ve tiz olmak üzere

üçe ayrılır.

Vurgu:


Konuşma sırasında bazı sözcük veya hecelerin diğerlerine

göre daha kuvvetli, daha şiddetli söylenmesine

vurgu denir. Vurgu ikiye ayrılır:

a. Sözcük (Kelime) Vurgusu:


Konuşma sırasında bazı

hecelerin diğerlerine göre daha kuvvetli, daha şiddetli söylenmesine

denir.



Anlatımda vurgu söze duygu değeri katar; söylenen

sözün daha anlaşılır olmasını sağlar ve ahengi canlandırır.



Türkçede genel olarak vurgu son hecededir.



Yer isimlerinde vurgu ilk veya orta hecededir: Ankara -

İstanbul - Sakarya gibi



Kelimelere ek eklendiğinde, vurgu son heceden bu eke

geçer:

Kitap – Kitapçı – Kitapçılık – Kitapçılar



Tek heceli kelimelerde vurgu yapılmaz.



Pekiştirme ekleri alan sıfatlardaki pekiştirme ekleri vurguludur:

Dümdüz, Sapsarı, Masmavi



Birleşik kelimelerde normalde iki vurgu bulunur ancak

genelde ilk kelimedeki vurgu daha güçlüdür:

Çanakkale

b. Cümle Vurgusu:


Konuşma sırasında bazı sözcüklerin

diğerlerine göre daha kuvvetli, daha şiddetli söylenmesine

denir. Türkçede vurgulu sözcük (öğe)yükleme en yakın sözcüktür.

Vurgulu öğe aynı zamanda cümlenin de en önemli

öğesidir.

“Elbiseyi dü ben pazardan aldı.”

“Ben o elbiseyi pazardan dü aldı.”

--------------------------------------------------------------------

--------------------------------------------------------------------
Bir önceki konumuz olan «DİLLERİN SINIFLANDIRILMASI VE ÜRKÇENİN DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ ( 9. Sınıf )» konumuzunda ilginizi çekeceğini düşünerek incelemenizi tavsiye ederiz.