11
EXE RANK
~TiM[e]-oVeR~
Fexe Kullanıcısı
Puanları
0
Çözümler
0
- Katılım
- 2 Kas 2008
- Mesajlar
- 11,101
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 39
- Web sitesi
- www.google.com
KIBRIS
Akdeniz’doğusunda yer alan ve Türkiye’nin güney kıyılarına 64 kmuzaklıkta bulunan bir adadır.Akdeniz’in, Sicilya ve Sardunya adalarınınardından üçüncü büyük adasıdır.
Doğal Yapı
Kıbrıs Adası ortada geniş bir ovayla birbirinden ayrılan ve doğu-batıdoğrultusunda uzanan iki dağ sırasından oluşur.Bu dağlardan adanınkuzeyinde kıyıya paralel uzanan Beşparmak dağları (Girne
Dağları) adını beş tepeli görünümünden alır.Güzelyurt (Morfu)Körfezi’nden Zafer Burnu’na (Andreas Burnu) kadar 160 km boyunca uzananBeşparmak Dağları’nın Selvili Tepe doruğu en yüksek noktasıdır.Adanıngüneyinde yer alan Troodos Dağları (Karlıdağ) en yüksek noktasına 1.981metre
İle Olympos Tepesi’nde ulaşır.Bu iki dağ kütlesinin ortasında yer alanve 90 km boyunca uzanan İçova (Mesaoria) adanın en verimli ovasıdır.
Kıbrıs’ın bütün önemli ırmakları, adanın güneyini kaplayan TroodosDağları’ndan doğar.Bunlardan en önemlisi olan Kanlı Dere (Pedieos) doğudoğrultusunda akarak Magosa Körfezi’ne ulaşır.
Öbür sulardan Karyoti Irmağı Güzelyurt Körfezi’ne, Kuris Irmağı ise güneyde Episkopi Körfezi’ne,
dökülür.Adada Akdeniz iklimi egemendir.Yazlar sıcak ve kurak ,kışlar ise yağmurlu geçer.
Adanın bitki örtüsü makiler,zeytin ve keçiboynuzu ağaçlarıyla turunçgillerden oluşur.Kaynakwh webhatti.com: [IMG]http://www.webhatti.com/smiley.gif[/IMG]
Güney ve batıda üzüm bağları vardır.Troodos Dağları çam,küçük meşe, sedir ve servi ağaçlarıyla
kaplıdır.Adanın çeşitli yerlerinde rastlanan fosiller eski dönemlerde çok sayıda çeşitli yabanıl
hayvanın burada yaşadığını göstermektedir.Günümüzde var olan tek yabanıl hayvan bir tür yaban
koyunudur.Ayrıca bir çok kuşun göç yolu üstünde olan Kıbrıs’tan sonbahar aylarında milyonlarca kuş
sürüler halinde geçer.Bunların bazıları kışı adada geçirir.Kaynakwh webhatti.com: [IMG]http://www.webhatti.com/smiley.gif[/IMG]
KIBRIS’A İLİŞKİN BİLGİLER
YÖLÇÜMÜ:Kıbrıs Cumhuriyeti 5.896 km; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 3.355 km.
NÜFUS:Kıbrıs Cumhuriyeti 554.000; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 165.000.
BAŞKENT:Kıbrıs Cumhuriyeti, Nicosia (Lefkoşe); Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Lefkoşe.
EKONOMİ
Kıbrıs’ta nüfusun yarıdan çoğu tarımla uğraşır.Tarımın en gelişmiş dalıbağcılıktır.Adada ayrıca çeşitli meyve vesebzeler;zeytin,keçiboynuzu, turunçgiller,buğday,ar pa,tütünüretilir.Hayvancılığın da önemli
bir yeri vardır.Başta koyun olmak üzere keçi ve domuzyetiştirilir.Kıbrıs’ın eskiden çok ünlü olan ormanları ağaçların yoğunbiçimde kesilmesi sonucu azalmıştır.
Sanayi pek gelişmemiştir;daha çok iç pazara yönelik üretim yapan küçük işletmeler yaygındır.
Adanın çimento asbest boru fabrikaları ile petrol arıtma tesisleri ve termik santralları gibi kuruluşları Rum kesimindedir.
TARİH
Kıbrıs tarih boyunca çok eldeğiştirmiştir.Mısırlılar,Pe rsler,Romalılar,Venedikliler,T ürkler,İngilizler ve daha başkaları zaman zaman adaya egemenoldular.1191’de Haçlı Seferleri sırasında adayı ele geçiren İngiltereKralı I.Richard daha sonra Kıbrıs’ı eski Lusignan ailesinden KudüsHaçlı Kralı Guy’ye sattı. Avrupa’yla ilişkileri geliştiren bu aileadayı Krallık olarak 300 yıl yönetti. Kıbrıs 1489’da Venedikliler’inegemenliğine girdi. 1570’de Lala Mustafa Paşa’nın komuta ettiği Osmanlıkuvvetleri, Magosa dışında adanın bütün önemli kalelerini ele geçirdi.Magosa’nın da yaklaşık 11 ay süren bir kuşatmadan sonra, Ağustos1571’de düşmesiyle ada tümüyle Osmanlı egemenliğine girdi. Ortodoskolan yerli halk Katolik Venedikliler’in egemenliği döneminde uğradığıdinsel baskıdan Osmanlı yönetimiyle kurtuldu. Adayı bir eyalet olarakdüzenleyen Osmanlılar halka geniş bir dinsel özgürlük tanıdılar. 1877–78 Osmanlı-Rus Savaşını kaybeden Osmanlı Devleti Kıbrıs’ın yönetimini,barış koşullarının saptanacağı Berlin Kongresi’nde , yapmayı vaatettiği yardıma karşılık İngiltere’ye bıraktı. Ama Kıbrıs üzerindekihaklarından vazgeçmedi. I.Dünya Savaşı başlarında Osmanlı Devleti’ninAlmanya’nın yanında savaşa girmesi üzerine İngiltere, Kıbrıs’ta tümüylesöz sahibi oldu.
önlemek ve kalıcı bir çözüme ulaşmak için toplumlararasında BirleşmişMilletler genel sekreterinin gözetiminde sürdürülen görüşmeler henüzbir çözüme ulaşamamıştır.
Kıbrıs’ın İngiltere’ye bırakılması 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’yla Türkiye tarafından da tanındı.
II.Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’nin Kıbrıs’a bağımsızlık tanımınaeğilimini,Kıbrıs’ta yeni sorunla yarattı.Kıbrıs Rumları’nca adanınYunanistan’la birleşmesini gerçekleştirmek amacıyla, giderek şiddetiniarttıran bir kampanya başlatıldı.Rumlar’ın bu istektedirenmeleri,adanın kendileriyle Rumlar arasında paylaşılmasıgerektiğine inanan Türkler’in tepkisine yol açtı.Bu arada İngiltere’deadadaki askeri gücünü kaybetmek istemiyordu.1955’te bir grup KıbrıslıRum, Yunan ordusunda albay olarak görev yapmış.Grivas’ın önderliğindekısaca EOKA diye bilinen ve İngilizler’i adadan çıkarmayı amaçlayangizli bir örgüt kurdu. EOKA,İngiltere’yi adanın Yunanistan’labirleşmesini ya da yaygın değimiyle enosis’i (birleşme) kabule zorlamakamacıyla İngiliz askerlerine saldırılar düzenlendi.
Karışıklıklarla geçen bir dönemden sonra Türkiye, Yunanistan veİngiltere ile Kıbrıs’ın Türk ve Rum toplumlarının önderlerininkatıldığı görüşmeler 1959’da Zürich ve Londra antlaşmalarıylasonuçlandı.Bu antlaşmalarla bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasıonaylandı. Kıbrıs’ın bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve anayasalTürkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantisi altına alındı. 1960’tacumhur başkanlığına Rum topluğumu lideri Başpiskopos Makarios, cumhurbaşkanı yardımcılığına da Türk toplumu lideri Dr. Fazıl Küçük seçildi.Ne var ki, Rumlar’ın Türk toplumunun haklarını tanımak istemesi veenonis yanlılarının etkinlikleri yüzünden sorunlar sürüp gitti. Kasım1963’te Makarios, anayasası değiştirmek istediğini açıkladı. AmaTürkiye ve Kıbrıslı Türkler buna karşı çıktılar. Bir süre sonraTürkler’e karşı saldırılar başladı. Aralık 1963’te üç gün içinde 24Türk öldürüldü. Mart 1964’te adaya gönderilen Birleşmiş Milletler BarışGücü’nün varlığı da Türkler’e karşı yapılan saldırıları engelleyemedi.Artan saldırılar karşısında Türkiye’nin Şubat 1964’te adaya müdahalegirişimini, ABD engelledi. Rum saldırıları, ancak Türk uçaklarının 8-9Ağustos 1964’te adadaki Rum hedeflerini bombalaması üzerine bir süreiçin durdu.
1967’de Yunanistan’da “albaylar cuntası” adı verilen ve askerlerdenoluşan yönetimin iktidara gelmesiyle Kıbrıs sorunu yeni bir boyutkazandı. Grivas’ın yönetimindeki EOKA, cuntanın da desteğiyle Türkler’ekarşı eylemlerini yoğunlaştırdı. Türk donanmasının Akdeniz’e açılmasıve ada üzerindeki uyarı uçuşları Rumlar’ı gerilemek ve saldırılarınıertelemek zorunda bıraktı. 1967 olaylarından sonra Yunanistan’açağrılan Grivas, 1971’de yeniden adaya döndü. Olaylar bu kez enosis’izamansız bulan Makarios yanlılarını da hedef alarak yeniden hızkazandı. Sonunda Yunanlı subayların yönettiği Ulusal Muhafız Gücü 15Temmuz 1974’te bir darbe yaparak Makarios’u görevden uzaklaştırdı.Makarios adadan kaçmak zorunda kalırken,darbeciler EOKA önderlerindenNikos Sampson’u devlet başkanı ilan ettiler. Türkler’e karşı saldırılaryeniden başladı. Bu durum karşısında Türkiye, adadaki soydaşlarının cangüvenliğini sağlamak ve enosis tehlikesini önlemek için adaya askerçıkardı.Kıbrıs Barış Harekât adı verilen bu çıkarmanın 20-22 Temmuzarasındaki ilk evresinde Türk birlikleri Girne ve çevresini denetimaltına aldı.
Türkiye’nin Kıbrıs’ta askeri harekâta girişmesi,Yunanistan’da yönetimielinden alan cuntanın devrilmesine ve Konstantin Karamanlisbaşkanlığında sivil bir hükümetin kurulmasına yol açtı. Kıbrıs’ta daiktidardan uzaklaştırılan Sampson’un yerini meclis başkanı GlafkosKlerides aldı. Öte yandan Türkiye,Yunanistan ve İngiltere arsındaKıbrıs sorununun çözümüne ilişkin görüşmeler de başladı. Ama üç ülkenindışişleri bakanlarının İsviçre’nin Cenevre kentinde 25-30 Temmuz ve8-13 Ağustos tarihleri arasında yaptıkları görüşmelerde sorunu çözüme***ürecek bir sonuç alınmadı. Bunun üzerine Türkiye,harekatın ikincievresine başladı. Önceden belirlenen Magosa,Lefkoşe,Lefke hattına kadarKuzey Kıbrıs,Türk birliklerinin denetimi altına aldı.
Aralık 1974’te Makarios Kıbrıs’a döndü;fiilen ikiye bölünen adanınyalnızca güney kesiminde söz sahibi olabildi. Türk ve Rum toplumlarıarasındaki görüşmelerde bir ilerleme sağlanamaması üzerine Kıbrıs TürkFedere Devleti’ni kurduklarını açıkladılar. Kıbrıs Türk toplumununönderi Rauf Denktaş federe devletin başına getirildi. İki kesimarasında Birleşmiş Milletler genel sekreteri Kurt Waldheim’ingözetiminde,1975’te Viyana’da yapılan görüşmeler sonunda taraflararasında nüfus değişimi kabul edildi. Ağustos 1975’te ölen Makarios’unyerini Spiros Kipriyanu aldı. Toplumlar arası görüşmelerde Rumkesiminin iki bölgeli federasyon ilkesine karşı çıkması üzerine Türktoplumu kendi kaderini belirleme kararı aldı. 15 Temmuz 1983’te KuzeyKıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yalnızca Türkiye tarafından tanındı.Birleşmiş Milletler Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımakta,Kuzey Kıbrıs TürkCumhuriyeti’ni tanımamaktadır. Adanın bölünmesini önlemek ve kalıcı birçözüme ulaşmak için toplumlararasında Birleşmiş Milletler genelsekreterinin gözetiminde sürdürülen görüşmeler henüz bir çözümeulaşamamıştır.
Akdeniz’doğusunda yer alan ve Türkiye’nin güney kıyılarına 64 kmuzaklıkta bulunan bir adadır.Akdeniz’in, Sicilya ve Sardunya adalarınınardından üçüncü büyük adasıdır.
Doğal Yapı
Kıbrıs Adası ortada geniş bir ovayla birbirinden ayrılan ve doğu-batıdoğrultusunda uzanan iki dağ sırasından oluşur.Bu dağlardan adanınkuzeyinde kıyıya paralel uzanan Beşparmak dağları (Girne
Dağları) adını beş tepeli görünümünden alır.Güzelyurt (Morfu)Körfezi’nden Zafer Burnu’na (Andreas Burnu) kadar 160 km boyunca uzananBeşparmak Dağları’nın Selvili Tepe doruğu en yüksek noktasıdır.Adanıngüneyinde yer alan Troodos Dağları (Karlıdağ) en yüksek noktasına 1.981metre
İle Olympos Tepesi’nde ulaşır.Bu iki dağ kütlesinin ortasında yer alanve 90 km boyunca uzanan İçova (Mesaoria) adanın en verimli ovasıdır.
Kıbrıs’ın bütün önemli ırmakları, adanın güneyini kaplayan TroodosDağları’ndan doğar.Bunlardan en önemlisi olan Kanlı Dere (Pedieos) doğudoğrultusunda akarak Magosa Körfezi’ne ulaşır.
Öbür sulardan Karyoti Irmağı Güzelyurt Körfezi’ne, Kuris Irmağı ise güneyde Episkopi Körfezi’ne,
dökülür.Adada Akdeniz iklimi egemendir.Yazlar sıcak ve kurak ,kışlar ise yağmurlu geçer.
Adanın bitki örtüsü makiler,zeytin ve keçiboynuzu ağaçlarıyla turunçgillerden oluşur.Kaynakwh webhatti.com: [IMG]http://www.webhatti.com/smiley.gif[/IMG]
Güney ve batıda üzüm bağları vardır.Troodos Dağları çam,küçük meşe, sedir ve servi ağaçlarıyla
kaplıdır.Adanın çeşitli yerlerinde rastlanan fosiller eski dönemlerde çok sayıda çeşitli yabanıl
hayvanın burada yaşadığını göstermektedir.Günümüzde var olan tek yabanıl hayvan bir tür yaban
koyunudur.Ayrıca bir çok kuşun göç yolu üstünde olan Kıbrıs’tan sonbahar aylarında milyonlarca kuş
sürüler halinde geçer.Bunların bazıları kışı adada geçirir.Kaynakwh webhatti.com: [IMG]http://www.webhatti.com/smiley.gif[/IMG]
KIBRIS’A İLİŞKİN BİLGİLER
YÖLÇÜMÜ:Kıbrıs Cumhuriyeti 5.896 km; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 3.355 km.
NÜFUS:Kıbrıs Cumhuriyeti 554.000; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 165.000.
BAŞKENT:Kıbrıs Cumhuriyeti, Nicosia (Lefkoşe); Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Lefkoşe.
EKONOMİ
Kıbrıs’ta nüfusun yarıdan çoğu tarımla uğraşır.Tarımın en gelişmiş dalıbağcılıktır.Adada ayrıca çeşitli meyve vesebzeler;zeytin,keçiboynuzu, turunçgiller,buğday,ar pa,tütünüretilir.Hayvancılığın da önemli
bir yeri vardır.Başta koyun olmak üzere keçi ve domuzyetiştirilir.Kıbrıs’ın eskiden çok ünlü olan ormanları ağaçların yoğunbiçimde kesilmesi sonucu azalmıştır.
Sanayi pek gelişmemiştir;daha çok iç pazara yönelik üretim yapan küçük işletmeler yaygındır.
Adanın çimento asbest boru fabrikaları ile petrol arıtma tesisleri ve termik santralları gibi kuruluşları Rum kesimindedir.
TARİH
Kıbrıs tarih boyunca çok eldeğiştirmiştir.Mısırlılar,Pe rsler,Romalılar,Venedikliler,T ürkler,İngilizler ve daha başkaları zaman zaman adaya egemenoldular.1191’de Haçlı Seferleri sırasında adayı ele geçiren İngiltereKralı I.Richard daha sonra Kıbrıs’ı eski Lusignan ailesinden KudüsHaçlı Kralı Guy’ye sattı. Avrupa’yla ilişkileri geliştiren bu aileadayı Krallık olarak 300 yıl yönetti. Kıbrıs 1489’da Venedikliler’inegemenliğine girdi. 1570’de Lala Mustafa Paşa’nın komuta ettiği Osmanlıkuvvetleri, Magosa dışında adanın bütün önemli kalelerini ele geçirdi.Magosa’nın da yaklaşık 11 ay süren bir kuşatmadan sonra, Ağustos1571’de düşmesiyle ada tümüyle Osmanlı egemenliğine girdi. Ortodoskolan yerli halk Katolik Venedikliler’in egemenliği döneminde uğradığıdinsel baskıdan Osmanlı yönetimiyle kurtuldu. Adayı bir eyalet olarakdüzenleyen Osmanlılar halka geniş bir dinsel özgürlük tanıdılar. 1877–78 Osmanlı-Rus Savaşını kaybeden Osmanlı Devleti Kıbrıs’ın yönetimini,barış koşullarının saptanacağı Berlin Kongresi’nde , yapmayı vaatettiği yardıma karşılık İngiltere’ye bıraktı. Ama Kıbrıs üzerindekihaklarından vazgeçmedi. I.Dünya Savaşı başlarında Osmanlı Devleti’ninAlmanya’nın yanında savaşa girmesi üzerine İngiltere, Kıbrıs’ta tümüylesöz sahibi oldu.
önlemek ve kalıcı bir çözüme ulaşmak için toplumlararasında BirleşmişMilletler genel sekreterinin gözetiminde sürdürülen görüşmeler henüzbir çözüme ulaşamamıştır.
Kıbrıs’ın İngiltere’ye bırakılması 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’yla Türkiye tarafından da tanındı.
II.Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’nin Kıbrıs’a bağımsızlık tanımınaeğilimini,Kıbrıs’ta yeni sorunla yarattı.Kıbrıs Rumları’nca adanınYunanistan’la birleşmesini gerçekleştirmek amacıyla, giderek şiddetiniarttıran bir kampanya başlatıldı.Rumlar’ın bu istektedirenmeleri,adanın kendileriyle Rumlar arasında paylaşılmasıgerektiğine inanan Türkler’in tepkisine yol açtı.Bu arada İngiltere’deadadaki askeri gücünü kaybetmek istemiyordu.1955’te bir grup KıbrıslıRum, Yunan ordusunda albay olarak görev yapmış.Grivas’ın önderliğindekısaca EOKA diye bilinen ve İngilizler’i adadan çıkarmayı amaçlayangizli bir örgüt kurdu. EOKA,İngiltere’yi adanın Yunanistan’labirleşmesini ya da yaygın değimiyle enosis’i (birleşme) kabule zorlamakamacıyla İngiliz askerlerine saldırılar düzenlendi.
Karışıklıklarla geçen bir dönemden sonra Türkiye, Yunanistan veİngiltere ile Kıbrıs’ın Türk ve Rum toplumlarının önderlerininkatıldığı görüşmeler 1959’da Zürich ve Londra antlaşmalarıylasonuçlandı.Bu antlaşmalarla bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasıonaylandı. Kıbrıs’ın bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve anayasalTürkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantisi altına alındı. 1960’tacumhur başkanlığına Rum topluğumu lideri Başpiskopos Makarios, cumhurbaşkanı yardımcılığına da Türk toplumu lideri Dr. Fazıl Küçük seçildi.Ne var ki, Rumlar’ın Türk toplumunun haklarını tanımak istemesi veenonis yanlılarının etkinlikleri yüzünden sorunlar sürüp gitti. Kasım1963’te Makarios, anayasası değiştirmek istediğini açıkladı. AmaTürkiye ve Kıbrıslı Türkler buna karşı çıktılar. Bir süre sonraTürkler’e karşı saldırılar başladı. Aralık 1963’te üç gün içinde 24Türk öldürüldü. Mart 1964’te adaya gönderilen Birleşmiş Milletler BarışGücü’nün varlığı da Türkler’e karşı yapılan saldırıları engelleyemedi.Artan saldırılar karşısında Türkiye’nin Şubat 1964’te adaya müdahalegirişimini, ABD engelledi. Rum saldırıları, ancak Türk uçaklarının 8-9Ağustos 1964’te adadaki Rum hedeflerini bombalaması üzerine bir süreiçin durdu.
1967’de Yunanistan’da “albaylar cuntası” adı verilen ve askerlerdenoluşan yönetimin iktidara gelmesiyle Kıbrıs sorunu yeni bir boyutkazandı. Grivas’ın yönetimindeki EOKA, cuntanın da desteğiyle Türkler’ekarşı eylemlerini yoğunlaştırdı. Türk donanmasının Akdeniz’e açılmasıve ada üzerindeki uyarı uçuşları Rumlar’ı gerilemek ve saldırılarınıertelemek zorunda bıraktı. 1967 olaylarından sonra Yunanistan’açağrılan Grivas, 1971’de yeniden adaya döndü. Olaylar bu kez enosis’izamansız bulan Makarios yanlılarını da hedef alarak yeniden hızkazandı. Sonunda Yunanlı subayların yönettiği Ulusal Muhafız Gücü 15Temmuz 1974’te bir darbe yaparak Makarios’u görevden uzaklaştırdı.Makarios adadan kaçmak zorunda kalırken,darbeciler EOKA önderlerindenNikos Sampson’u devlet başkanı ilan ettiler. Türkler’e karşı saldırılaryeniden başladı. Bu durum karşısında Türkiye, adadaki soydaşlarının cangüvenliğini sağlamak ve enosis tehlikesini önlemek için adaya askerçıkardı.Kıbrıs Barış Harekât adı verilen bu çıkarmanın 20-22 Temmuzarasındaki ilk evresinde Türk birlikleri Girne ve çevresini denetimaltına aldı.
Türkiye’nin Kıbrıs’ta askeri harekâta girişmesi,Yunanistan’da yönetimielinden alan cuntanın devrilmesine ve Konstantin Karamanlisbaşkanlığında sivil bir hükümetin kurulmasına yol açtı. Kıbrıs’ta daiktidardan uzaklaştırılan Sampson’un yerini meclis başkanı GlafkosKlerides aldı. Öte yandan Türkiye,Yunanistan ve İngiltere arsındaKıbrıs sorununun çözümüne ilişkin görüşmeler de başladı. Ama üç ülkenindışişleri bakanlarının İsviçre’nin Cenevre kentinde 25-30 Temmuz ve8-13 Ağustos tarihleri arasında yaptıkları görüşmelerde sorunu çözüme***ürecek bir sonuç alınmadı. Bunun üzerine Türkiye,harekatın ikincievresine başladı. Önceden belirlenen Magosa,Lefkoşe,Lefke hattına kadarKuzey Kıbrıs,Türk birliklerinin denetimi altına aldı.
Aralık 1974’te Makarios Kıbrıs’a döndü;fiilen ikiye bölünen adanınyalnızca güney kesiminde söz sahibi olabildi. Türk ve Rum toplumlarıarasındaki görüşmelerde bir ilerleme sağlanamaması üzerine Kıbrıs TürkFedere Devleti’ni kurduklarını açıkladılar. Kıbrıs Türk toplumununönderi Rauf Denktaş federe devletin başına getirildi. İki kesimarasında Birleşmiş Milletler genel sekreteri Kurt Waldheim’ingözetiminde,1975’te Viyana’da yapılan görüşmeler sonunda taraflararasında nüfus değişimi kabul edildi. Ağustos 1975’te ölen Makarios’unyerini Spiros Kipriyanu aldı. Toplumlar arası görüşmelerde Rumkesiminin iki bölgeli federasyon ilkesine karşı çıkması üzerine Türktoplumu kendi kaderini belirleme kararı aldı. 15 Temmuz 1983’te KuzeyKıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yalnızca Türkiye tarafından tanındı.Birleşmiş Milletler Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımakta,Kuzey Kıbrıs TürkCumhuriyeti’ni tanımamaktadır. Adanın bölünmesini önlemek ve kalıcı birçözüme ulaşmak için toplumlararasında Birleşmiş Milletler genelsekreterinin gözetiminde sürdürülen görüşmeler henüz bir çözümeulaşamamıştır.