100 kelime başına 1 su bardağı anahtar kelime ekleyip, konu pembeleşinceye kadar devam edin. Alt başlıkları ince ince ayırıp, kıvam vermek için içeriğin sonuna anahtar kelimelerinizden serpiştirin. Harika! Artık elinizde 2000’li yılların arama motorlarına layık enfes bir SEO uyumlu makale var. Tek sorun; artık 2020’in arama motorları bunları yemiyor…





Gelenek ve göreneklerimize olan bağımlılığımızı SEO ve içerik konusunda ısrarla sürdürmeyi seviyoruz. Bizim için geleneksel bir SEO uyumlu içerik böyle hazırlanır. Üstüne biraz link serpiştirilir ve arama motorunun yemesi için soğumaya bırakılır. Arama motoru bazen yer, çoğunlukla da başarısız olunur. Zira devir yapay zekanın kapısına dayandı. Sadece anahtar kelimeleri bir içeriğin içinde 100 kelime başına bir su bardağı doldurmayacak şekilde tekrarlamak bu devrin harcı değil. Peki, gerçek bir SEO uyumlu makale yazmak istiyorsak nelere dikkat etmeli, neleri bilmeli ve işe nereden başlamalıyız. İşte, tam tetimadıyla SEO uyumlu içerik yazma rehberi:



Ön not: Hazırladığınız içerikler ne kadar başarılı olursa olsun, Google ve diğer arama motorlarının içeriğiniz dışında birçok faktörü göz önünde bulundurduğunu unutmayın.

SEO Uyumlu Makale Yazmak: Temeller


1.Önce anahtar kelimeyi düşünün: İçeriğinizi yazmadan önce hedefinizi belirlemeniz gerekiyor. İçeriğinize kimlerin ulaşacağını (yaşı, cinsiyeti, konumu vb.) düşünüp, bu profilin hangi anahtar kelimeleri seçerek arama yapabileceğini düşünün.
2.Anahtar kelime keşfi işine sanat gözüyle bakın: Şiir, edebiyat, resim, tiyatro, sinema veya hangi sanatı düşünürseniz düşünün. Hepsi sonuçta bir mesajın farkı biçimlerde karşı tarafa iletilmesi değil midir? Doğru anahtar kelimelerle işe başlamak, mesajı karşı tarafa nasıl ileteceğinizi bulmaktır. Bunun farklı şekillerine bundan üç beş asır önce “sanat” dediklerini unutmayın.
3.Anahtar kelimelerdeki rekabeti dikizleyin: Instagram’da hoşlandığınız birini stalk’ladığınız gibi bulduğunuz anahtar kelimelerin rekabetini dikizleyin. Bunu yaparken rakiplerinizin içeriklerinin kalitesini ve kapsamını gözden geçirin. Eğer rakiplerinizin yapmadığını yaparsanız, sesinizi duyurma şansınız daha yüksek olacaktır.
4.Birden fazla anahtar kelimeye odaklanın: Ortada tek bir anahtar kelime seçecek kadar ufak bir konu dönmüyorsa neden tek konuya saplanıp kalasınız ki? Birden fazla anahtar kelime seçip, birçok aramayı hedefleyebilirsiniz.
5.Geleneklerinizi unutmayın: Sayfa başlığı (title tag), sayfa içinden giden iç linkler, meta açıklaması ve başlıklarda anahtar kelimenizi geçirip, geleneklerinizi yaşatın. Yalnız bunu yaparken işi abartıp anahtar kelime çorbasına çevirmeyin.
6.Kalın, italik ve imli listeleri sevin: Tek düzelik bir içeriğin okunma şansını düşürür. Uzun uzadıya içeriklerin (bu da dahil) okunan bölümü yüzde 30 civarındadır. Okur madem yüzde 30’unu okuyup geri kalan yüzde 70’i gözüyle tarayarak geçecek, o yüzde 30’un neresi olacağına siz karar verin. Kalın, italik ve imli listeleler kullanarak içeriği tek sütun görünmekten kurtarın.
7.İnanır mısınız, sayfa başlığı hala çok önemli: Hakikaten öyle. Sayfanızın hedef anahtar kelimenize göre (anahtar kelime geçsin demiyorum)hazırlandığından ve ideal karakter sınırı aşmadığından emin olun. Dikkat çekici olmayı da başarabilirseniz ne ala!
8.Semantik anahtar kelime diye bir şey var: İçeriğin 40 farklı yerinde aynı anahtar kelimeyi geçirmek zorunda değilsiniz. Semantik anahtar kelimeleri kullanarak insanlara hitap eden ama araya anahtar kelime iliştirilmiş içerikler üretebilirsiniz.
9.Hedef anahtar kelimenizi Meta açıklamasında kullanın: Google, artık meta açıklamasını bir sıralama faktörü olarak kabul etmediğini söylüyor. Doğrudur ve Google’ın üstüne diyecek lafımız yok. Ama arama sonuçlarındaki sitelerin anahtar kelimeleri kalın ile göstermesi büyük bir avantajdır. Eğer sonuçların arasında anahtar kelimeleriniz kalın ile gösterilirse tık alma şansınız artacaktır

SEO Uyumlu Makale Yazmak: El İşçiliği ve Rutin


10.Modunuzu tutturun: Her an herkesin yazma modunda olmasının imkanı yok. Yazmaya başlamak için sizi moda sokan şeylerin neler olduğunu bulmanız lazım. Bu eşsiz bir oynatma listesi olabileceği gibi; deniz kenarında yazmak, hamakta yazmak veya amuda kalkıp yazmak da olabilir. Kendinizi iyi hissettiğinizde, en iyi içerikleri hazırlayabilirsiniz.
11.Bir kere yaz, bir kere düzenle: İçeriğinizi yazarken imla ve içerik görünümü gibi şeyleri kafaya takmayın. Yalın metni oluşturun, saçma olsalar bile… Yalın metni oluşturduğunuzda düzenlemek veya üstüne eklemeler yapmanız daha kolaydır.
12.Planlayın: İlla notlar almanıza etrafı post-it manyağı yapmanıza gerek yok. İçeriği hazırlama aşamasındayken olayınızın ne olduğunu düşünün. Üstüne kafa yorup, yine kendi kafanızda nasıl başlayacağınıza, devam edeceğinize ve bitireceğinize karar verin.
13.Giriş her şeydir: İnsanları çekmeyi başarabilecek ve ilgi uyandıran bir giriş düşünün ve mesainin önemli kısmına buna ayırın. Çünkü içeriğinizin en çok okunacak kısmı giriş bölümü ve ilk cümlesi olacaktır.
14.Günlük olarak yazın: İster hobi, ister iş olarak yazın ama mutlaka yazın. Diyetisyenlerin “Az ama sık sık yiyin şişkinlik yapmasın,” dediği gibi “az ama sık sık yazın, şişkinlik yapmasın.”
15.Bildirimler kan davalınızdır: Çalışma sürecim boyunca telefon ve bilgisayarımı Rahatsız Etme moduna alıyorum. Böylece hiçbir zaman bildirim gelmiyor, telefonum çalmıyor, zamansız e-postalar işimin önüne geçmiyor. Dikkat içi su dolu bir kovadır ve özenle taşınması gerekir. Telefonunuza bir bildirim geldiğinde onu görmezden gelmek imkansızdır. Bir bildirime baktığınızdaysa diğer bildirimlerin sizi beklediğini fark edeceksiniz. Tanıdık geldi mi?
16.Yazma hedefi koyun: Bu bir kelime sınırı olabileceği gibi zaman sınırı da olabilir. İçeriğinizi hazırlamadan önce konuya hakimseniz çok rahat “Bu içerik şu kadar uzun olacak,” diyebilirsiniz. Eğer bunu diyemiyorsanız önce rehberin ilk bölümünü sonra ise ikinci bölümdeki 14. maddeyi ihlal ettiğinizi aklınıza sokun ve eksiklerinizi tamamlayıp yazmaya başlayın.
17.Basit olsun, çok basit: Bir metni sadeleştirmek her zaman kolay olmayabilir, biliyorum. Yine de insanların bunları bir kitap gibi sayfa sayfa çevirerek değil, avuçiçine sığan bir mobil cihazdan metrobüs kuyruğu beklerken okuyabileceğini unutmayın.
18.İlham perisini beklemeyin: Beklemek garsonların işidir ve başlamak bitirmenin yarısını başarmaktır. İlham perisini beklediğiniz sürece işlerinizi erteleme hastalığına tutulursunuz. Bir içerik hazırlamanın SEO uyumlu olsun veya olmasın en zor kısmı hazırlanmaya başlamasıdır. Bir kere başladığınızda mutlaka ilerleme kaydedersiniz. İlham perisini beklediğiniz her saniye vakit kaybedeceksiniz.
19.İyi içerik üretmek istiyorsanız, iyi okuyucu olmalısınız: Bir metin yazarı değilsiniz, gayeniz hiçbir zaman bu da olmayabilir. Amacımız SEO ile iyi geçinen içerikler oluşturmak ise kafanızdaki zincirleri kırmalısınız. Bunu başarmanın en iyi yolu bolca okumaktır. Ne okuduğunuzun açıkçası pek bir önemi yok. Bu bir kitap olabileceği gibi internet sayfaları ve blog yazıları da olabilir.
20.El yazısını deneyin: Bazılarının defter ve kalemle arası akıllı cihazı veya bilgisayarından daha iyidir. Boşluklarınızı değerlendirmek için yanınızda küçük bir not defteri ve bir kalem taşıyın. Seyahat ederken veya bir şeyi beklerken boş zamanınızı bu ikiliyle geçirin. Instagram gibi kolay tüketilebilir içeriklerin olduğu mecralarda vakit geçirmekten daha fazla faydasını göreceğinizi garanti ediyorum.
21.Heyecan katın! Ama işe değil, kendinize: En sıkıcı konularda yazılacak içerikleri bile eğlenceli hale getirebilirsiniz. Mesela kahve ile ilgili bir içerik yazmanız gerektiğini düşünün. “Kahvenin faydaları” diye başlık atıp, laps diye olaya girerek kendinizi boğmayın. Daha heyecan verici düşünün. Mesela ilk kahve kupasının hikayesi daha ilginç olmaz mıydı?
22.Vaktinizi harcamaktan korkmayın: Kaliteli ve hatırlanmaya değer şeyler üretmek bir çay içimi süresine sığdırmak her zaman mümkün değildir. Mesela bu içeriği örnek alalım. Her gün bir kısmı yazılan SEO Uyumlu Makale Yazma Sanatı içeriği, toplamda 5 günde yazıldı. Her gün mini bir parçası tamamlandı ve üstünden tam 5 defa geçildi. Zaman mı? Evet, ortaya uğraşılmış bir şey çıkması için ondan da bolca harcandı.
23.Kitlenizi tanıyın, ona göre yazın: Herkes her şeyi sevemez. Herkes yazdıklarınızı da severek okuyamaz. Herkese hitap etme huyunuzdan vazgeçin. Bu teorik fikri zihninizin Arka Sokak’larına sallayıp içinizdeki Hüsnü Çoban’ı dışarı çıkarın! Size görünmez bir sır vereyim: değer veren yüzde 20 için yazmak, değer vermeyen yüzde 80 için yazmaktan daha kârlıdır.
24.İçerikleriniz için Deadline ayarlayın: Zamanınız değerli, hepimizin zaman değerli. İçerikleriniz için bazen son yayınlama tarihi hedefi koymak sizi kreatif olmaya sevk edebilir. Tıpkı sınava son gün çalışmak gibi düşünün…
25.Gazeteci gibi düşünün: SEO uyumlu bir içerikten okuyucunun 5N 1K’yı alması gerekir. Ne, nerede, nasıl, ne zaman, neden ve kim’e yanıt veren bir içerik hem okuyucular hem arama motorları için başarılıdır.