∞ Aşk sevdiğin kişiyi herkesleştiriyor z α m α n l α

Bir başka seviyorum seni,
Gündüzün geceyi sevdiği,
Balıkların denizi,ayrılığın kavuşmayı,
Bulutların yağmurları sevdiği gibi,
Sonra dalında yaprakları ağaçların,
Sonbaharı beklediği gibi,
Bambaşka seviyorum seni,
Şairin şiiri,
Hasretin yüreği özlediği gibi,
Bir başka seviyorum seni,
Çiçeklerin fotosenaaai,
Dağların rüzgar'ı beklediği gibi,
Bambaşka bekliyorum seni,
Uykunun yatağı,
Sabahın uyanmayı öğrettiği,
Kitabın okunmayı,
Kalemin yazmayı bildiği gibi,
Bir başka seviyorum seni,
Bambaşka yaşıyorum bilemezsin,
Yüreğimi benden çalan,
Delicesine kapıldığım yüreğini...
 
Bir Mayıs aKsamı..
Beni benDen aLan Bir CevaPLa
Daha Cok Sevdim..
AvatarDaki Gibi keLebek oLdum
SevginLe uctum..
Kondum Sana..
Sevgim heP uZerinde SeninLe..
KeLebek KuLakLarında heP Sana FısıLdıyor
DinLe baK..
"Seni Seviyorum"
Diyor..
 
Aşk aşk olduğunda,
Ve beni düşünmediğini düşündüğüm her zamanda,
Yokluğuna yazılırım sevgilim,
Yokluğuna gölge ekleyen bu şehrin,
Yüzüme kapanan duvarlarına...

Ve kışortasında,
Aşk aşksa eğer bilirim,
Yaşatmaz beni yüreğin,
Başka bir yüzün aynasında...
 
Bugün; bütün ağaçlar yüreğimdeydi.
Bütün çiçekler gözlerimde.
Güneş, ışıklarını dudaklarıma kondurmuştu.
Neydi kanımı kaynatan bu güzelliğin adı?
Mutluluk muydu?

Bugün,
Ne varsa hüzünden yana
denize fırlattım az önce.
Sanki beklermiş gibi hepsini,
hop hop hoplatıverdi dalgalarında.
En güzel maviliğiyle oynaşıp durdu.
"Bak" dedi "fırlattığın hüzünlerine...
İşte; onların bendeki hükmü sadece bu!"

Sonra, şakalaşırcasına
bir kaç tuzlu damlasını
sıçratıverdi yüzüme.
Gülümsedim mahcup mahcup,
onun bu neşesine...
Duruldu.
Bir deniz yıldızı bıraktı avuçlarıma.
Yoksa mutluluk bu muydu?

Herkes kalabalıkken,
içimdeki yalnızlığı
alıp, gidiverdi sihirbaz martılar!
Bir de arkasından o bildik
şen kahkahalı bağırışmalar!
Hiç bu kadar güzelini görmemiştim.
Beyazmış meğerse
beni, onlarla bütünleştiren mucize!
Kanat çırpa çırpa,
yüreğimdeki isyanları uçurdular...
Yaşamaktan aldığım tad; işte buydu!
Yoksa mutluluk bu muydu?

"Sen mutluluğun resmini
çizebilir misin Abidin?"
Evet... Adım İNSAN...
Ya, tabii ki, çizerim!

Az önce;
ağaç oldum,
çiçek oldum,
güneş oldum,
deniz oldum,
martı oldum,
ölümsüzleştim...

Meğerse, hep
yanıbaşımdaymış
bu güzel resim!
Ben çizdim. Adı umudum'du!
Yoksa tüm umutlarım
beni hiç terketmeyen
mutluluğum muydu?

* * *

Mutluluk,
hepimize sadece
kendi çizdiğimiz resimler
ve uzaklıklar kadar
yakındır!
 
Boğazın mavisinden
Kopardım iLk çiçeği...
Martının beyazından,
Çınarın yeşiLinden,
TopLayıp
Bir koca demet,
YakLaşan geceye inat.
Gün batışı
Sarısına, İstanbul'un
Sarıverdim...

Seni bekLedim.
SıcakLığını,
Kokunu,
Ve sesini, tekrar tekrar
DinLediğim şarkıLarda
Seni bekLedim, yoLLarda...

Gecenin parmakLarı
Ağır, ağır
Koparıp aLdı eLLerimden
Senin için topLadığım
RenkLeri,
Mavi oLan sevgiden çiçekLeri.

Seni bekLedim.
ŞüpheLer,
KorkuLar,
Ve göLgeLer kaLdı avuçLarımda
GeLmedin...
 
Seni geceler boyunca özlemekten başka elimden bir şey gelmiyor.
Ve gündüzlerim ;
Yangın akşamlarından kalan küllerini savurmakla geçiyor.
Benim için artık hayat bu,
İzsiz, yolsuz, kılavuzsuz,
Yangınlarla,
Geçip gidiyor gençliğim,
Bitiriyorum kendimi.
 
Gitme yüreğimden sevgili
Silemem izlerini
Zamansız yarınlarda solurum dertlerini
Gitme yüreğimden sevgili
Ezilirim hasretinle
Ulaşamam engin mavi lere
Gitme yüreğimden sevgili
Kalırım karanlığa
Erişmez gecelerim tozpembe sabahlara
Parmak uçlarımda bile
Dolaşırken deli sevdan
Saçlarımın karasına
Gizlenmişken gönül yaram
Gitme yüreğimden sevgili
Düşürme gözümden sevmeleri
Yorma zamansız yeşeren kırılgan güvenimi
 
Duygular bir isyandır.
Kimi zaman çığlık, kimi zaman gözyaşı...
Düğüm düğüm bir şeyler sıralanır boğazına.
Ağlarsın ağlayamazsın.
Sevgidir, acıdır, umuda duyulan umutsuzluktur.
Bütün dünya sığmıştır gözüne.
Alabildiğine uçsuz bucaksız hissedişler içinde,
zamansızlıklar içinde zamana çağrıdır içindeki.
İstersin ama. zordur silip atmak her şeyi.
Her şey yalnızlığındır, yalnızlık her şeyindir.
Hiçbir şeyin kalmadığı zaman umudundur yalnızlık...
Yalnızlık iki haliyle vardır yaşamımızda.
Kimseli ve kimsesiz oluşuyla...
İnsafsızdır, yaban ve de garip...
Bir sonbahar yaprağının yalnızlığını yaşardık.
Bilirim herkesler yalnız bırakır ama sen bırakmazsın...
Oysa şu an öyle yalnızım ki dostum ne bir insan ne bir canlı hayatımda
kimseyi istemiyorum bu yalnızlığımda...
Oysa seni özlemişim ki ne bir sevgi ne de bir ilgi istemiyorum...
Bir tek sen, bir tek senin sevgin,
bir senin ilgin benim yalnızlığımı yok edebilir...
Ve bana bugün, bu saatte, bu anda sana böylesine ihtiyacım varken.
Sağır, kör, karanlıklar içinde bir başkasıyla değil,
yalnızlığımla, kimsesizliğimle, sensizliğimle bekliyorum seni.
 
beklenmedik bir firtinaydi gelisin...
uyandirdin sessizligimi aysiz gecelerde
yarali bir deniz gibi hiçkirdigini
bir fanus altinda sikisip kaldigini..
askla kenetlenen kalplerimizin..
me'yus oldugunu,bunaldigini
biliyorum,hayal bekçisiyim..
mehtabi arayan karanliklarda
yagmur yakismiyorsa..
güvercin gözlerine yakismiyorsa yagmur
nasil açabilirim bulutlara derdimi
nasil geçebilirim mayinli köprülerden..
sellere karisan ayaklarimla
yigilip kaliyor en güzel umutlarim
vurgun yemis denizciler misali
gögsümün katranli sahillerinde
zifiri saçlariyla
infazima agit yakan menziller
en salgin boslugumu akitiyor üstüme...
ben mehtabi arayan bir hayal bekçisiyim
ben sevda sokaginin yoksul çiçekçisiyim
ben kor merdivenlere göklerle tirmanirim
kizgin günes altinda yemyesil islanirim..
ben mehtabi arayan bir hayal bekçisiyim..
ben korsan bir geminin mahzun kürekçisiyim..
ben yaklasan saati beklerim odalarda
ihtilaller yaparim gözlerine dalar da.....
 
Hoşçakal aşkım

Yolun gülle,

Yüreğin sevgiyle dolsun..!

Bak...


Nerelerden nerelere geldik...

Şimdi biz bittik...

Bir de başlangıcımız vardı

Sonunda bol gözyaşı döktüğümüz.


Sor yağmurları kendine

Kışları da sor.

Baharları bana bırak

Senden tek yadigar olarak.


Adı belli, sonu belli idik.

Soğuk bir mart akşamı idi

Beni son kez öpüp gidişin.

O an sadece yanımdan

Karanlığa karışmıştı yansıman.


Şimdi

Yüreğimden git diyorsun

Olur birtanem giderim .

Yollar böyle uzun

Aşk’lar böylesine vurgunken

Giderim, son kez gözlerine bakamadan

Giderim, son kez sarılamadan

Uykusuz sabahlayarak.


Pişman değilim

Sevdim seni.

Delice sevildim.

Hayat seni yaşamamı istedi

Yaşadım..

Ama keşke

Yüreğinden giderken

Ölüm beklemese başucumda.


Yine de

Yolun gülle,

Yüreğin sevgiyle dolsun..!

Sana en kötü sözüm bu olsun..!
 
Gün battı
Çoktan açtı gece sefaları
hasret bahçesinin
Kuşlar çoktan döndü yuvalarına
Sulara selam veriyor
akşamın hüznü
Yağmurlar geldi ellerinde güllerle,
Gelincikler geldi kapıma,
kan rengi karanfiller geldi
Sen gelmedin…
Yelda gecelerde,
Hercai menekşeler ortağı oldu düşlerimin
Uzun bir türküyle düştü
yalnızlığıma martılar
Ayın sevdası geldi
gelinlik göçmen bir kızın
yarım kalmış bohçasıyla
Kayan bir yıldızın gözyaşı geldi,
elemi geldi,
yası geldi;
Sen gelmedin…
Ümit kayığında
kürek mahkumuydu hayallerim
Sabahları önce resmin girdi bütün odalarıma
Saçlarındı gölgesi mahzun ikindilerimin
Adın yazılı kaldı sokaklarında gönül şehrimin
Söndü hasret rüzgârından,
vuslatın yanan mumu
Erguvanlar geri geldi
yaz ortasında,
Erken sonbaharlarda
sardunyalar geldi,
Sen gelmedin…
Kırık bir vazoda bıraktın can elmasımı
Geceler geldi,
gündüzler geldi,
türküler geldi,
gemiler geldi,
son trenler geldi,
Sen gelmedin…
 
Dalga ile kıyının aşkını bilir misin?
Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya
Dalga seven, kıyı sevilendir
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga,
Ve döner hep geriye
Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya
Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca
İşte, ben de seni böyle severim
Bir Kucuk yaGmur DamLam..
 
Bizim Sevgimizin Bir Adıda
baHar..
Cünkü mevSimLerden Bahar' da BasLadık..
aGacLar Ne GuzeL TomurCukLanır
YeSerir...
Sevgimiz Gibi..
baHaR dan Sonra yaZ geLir..
heR yer en GuzeL haLini aLır..
TıPkı Sevgimizin aLacaGı Gibi..
Renk Renk
doLu doLu..
yaZdan Sonra
Sonbahar GeLir..
aMa SevGimiz hep
iki Mevsim yaSar..
iLkbahaR ve yaZ..
heR Zaman TomurcukLu
heR zaman YesiL kaLacak..
o GuzeL GozLerin Gibi..
 
Karşiliksiz aşkinin zehrini taşiyordu bana
Kokusu sinmişti inatçi ruhuma, kitalarima, ellerime...
Öyle çok öpüşürdük ki,
Agzinin tadiyla yerdim yemeklerimi...
Öylesine inaniyordu ki dünyadaki son aşkla beni sevdigine,
Bir gün ansizin korkunç bir özlem duymaya başlamiştim
Kim oldugunu bilmedigim birine...
Şimdi agzimda karşiliksiz aşkin o aç tadi...
Karşimda o...
Yine hüzünlü, yine yenik...
Ama eşitiz artik,
Damarlarimizda karşiliksiz aşkin o zehirli kani..
 
bazen öyle bir an gelir ki
abartılmış sevdanızın
gerçekle yüzleşmesini yaşarsınız
sizi çok sevdiğini sandığınız ses
geçiştirmek için bir seni seviyorum kondurur
yüreciğinize
en kimsesiz en ilgiye aç halinizde

halbuki içten bir canım
kaç seni seviyorum eder değil mi
yalnız hissedersiniz kendinizi
sığınmaK istersiniz delice
sarılmak ağlamak sonra da gülmek
ışık açıktır ama etraf karanlık gelir
yazdır ama nedense soğuktur
hava durumu bozuktur gönül yaylarında
kar yağar abartılmış sevgilerinize birden
kim seviyor ulan bu dünyada beni gerçekten
diye haykırmak ister yürek değil mi
Annem dersiniz buruk sesinizle
ama yok o da nafile
zaten o sayılmaz ki

işte bazen böle gelir
bazen düzelir ama
kanarsınız yine abartılmış sevgilerinize
kimsesizliğin hikayesidir işte bu
yanlış bir yerdeyim dedirtten hikaye
herkes bilir herkes yaşar bu hikayeyi
tıpkı benim şu an yaşadığım gibi
insanoğlu olmaktan gelir
bu hikaye
en az abartılmış sevgileriniz kadar
abartılmıştır
biraz eksik çoğu fazla !
 
Daha dün gördüm seni düşümde,
aşık oldum.
Uyandım, yoktun.
Uyumak istedim tekrar,
Olmadı.
Hepsi bu kadarmış demek.
Eh,
mutluluklar dilerim sana,
düşümde gördüğüm,
gördüğümü sandığım,
seni sandığım sana…
 
Seni görmediğim günler bir çakır diken büyüyor göz

bebeklerimde

Bir çocuk ağlaması başlıyor, kulaklarımda uzun uzun

Ellerim bir yerlere yapışıyor, kurtaramıyorum

Ya ayaklarım, o benim zavallı ayaklarım

Öyle şaşkın, öyle kararsız, öyle çaresiz ki

Seni görmediğim günler

Karanlıktayım, katran gecelerdeyim

Cehennem misali bir yerdeyim

Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse

İşte öyleyim...
 
ikimiz de acemi birer aşıktık o zamanlar
sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
bense kendimi usta zannediyordum bu işlerde
yağmur gibi akıp giden yıllardan geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana dek
ama farkındaydım yinede
ne zaman seninle olsam
tanıdık bir kus cıvıltısıyla uyanıyordum her sabah
şimdi ise kırılgan mektuplar yazıyorum
hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden
namımın olsun
ben sende ülkemi sevdim hüzün dolu yağmurlarla tasan boynu bükük nehirleri
ben sende yolları sevdim dallarına hiç bir kusun kopmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla kaplı yolları
ikimizde acemi birer asıktık o zamanlar
ve çoğu zaman ne yapacağımızı bile bilmeden serseri dolaşırdık sokaklarda!!!...
 
Çalıyor zilim, alacaklım kapıda,
Açmıyorum, çünkü alacak seni benden.
Sende biliyorsun, kapımı çalan delicesine,
Adını duydukça delirdiğim, acı ayrılık...

Ben gitsin diye beklerken,
O daha da yaklaşıyor bana.
Ve hazırlanıyor tüm engelleri yıkmaya,
Adını duydukça delirdiğim, acı ayrılık...

Ayrılacağımı düşündükçe senden,
Kaynar sular boşalıyor bedenime.
Ağlıyorum gözlerimden kan gelene dek,
Ve gitmesi için yalvarıyorum ayrılığa,
Ama anlayışlı değil ayrılık, senin gibi...
 
Bu son ayrılışımız olacak
Ellerimiz bir daha elveda
Diyerek ayrılmayacak
Canımız bir daha bu denli yanmayacak
Sözlerimiz anl***** yitirmeyecek
Gözlerimiz bir daha yalan söylemeyecek
Bir başka kalplerde
Yaşayacağız sevgimizi,
Bir daha asla birlikte
Olamayız Unutma bu son ayrılışımız
Biz hiçbir şeyin değerini bilmedik
Doğru dürüst sevmeyi bile beceremedik
Bir rüyaydı geldi geçti sadece...
Yaşamadığımızı farz et
Gerçek şu ki gönlüm
Şimdiden sana hasret.
Biz bitti dedik ama bitmedi
Ya kalplerimiz acaba onlar silebildi mi kalbinden sevgimizi?
 
Geri
Üst