Pir Sultan Abdal Şiirleri

Dolap Hak dedi de indi ırmağa,
İmamlara cehd etti su vermeğe,
Muhammed'in hub cemalin görmeğe,
Ne inlersin dolap, derdin nerende?
 
Sana bir ustanın eli mi değdi?
Yoksa bir hoyratın dili mi değdi?
Yaz bahar ayının seli mi değdi?
Ne inlersin dolap, derdin nerende?
 
Kim kesti getirdi seni yerinden?
Dağlar taşlar inileşir zârından.
Seni kim ayırdı nazlı yârından?
Ne inlersin dolap, derdin nerende?
 
Sana "Durma, dön!" mü dedi üstadın?
Dağı taşı yıkar senin feryadın.
Dönerken taşı mı deldi hoyradın?
Ne inlersin dolap, derdin nerende?
 
Böyle m'olur âşık hali ahvali?
Vardı gamzelerin ırganır dalı.
Şimdi sema döner Urum abdalı,
Ne inlersin dolap, derdin nerende?
 
Pir Sultan Abdal'ım, aşka mı uydun?
Yoksa nazlı yârdan haber mi duydun?
Yârdan mı ayrıldın, ne idi derdin?
Ne inlersin dolap, derdin nerende?
 
Ali'm gelir diye karşı giderler,
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim.
Bindiği Düldül'ün medhin ederler,
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim.
 
Ayağına altın nallar çaktırmış,
Gözlerine yeşil sürme çektirmiş.
Üzengisin cevahirden yaptırmış,
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim.
 
Kuduretten gem vurulmuş başına,
Lezzet vermiş dudağına dişine.
Bir nur doğmuş eğerinin kaşına,
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim.
 
Üstüne binersen yükseğe basar,
Bir dizgin eylesen yel gibi eser.
Nice kafirlerin kellesin keser,
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim.
 
Pir Sultan Abdal'ım, dengi bulunmaz,
Bin konaklık yere gitse yorulmaz.
Kısmet olsa havalarda görünmez,
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim.
 
Allah Allah desem, kalksam yürüsem,
Acap şu dağları aşamam m'ola?
Boz atlı Hızır'ı yoldaş eylesem,
Varıp efendime düşemem m'ola?
 
Sevdiğim, bağında güllerin gonca,
Usuldur boyların, bellerin ince.
Adı güzel imamların önünce,
Kerbelâ'da şehit düşemem m'ola?
 
Sakın hey sevdiğim, nâsiden sakın,
Erenler geri almaz attığı okun.
Irak yerlerini sen eyle yakın,
İki atlayıp bir dem düşemem m'ola?
 
Ben güzel pîrîme verdiğim ikrar,
Doluda, kırçından, borandan saklar.
İhlâs âşık olan ikrarın bekler,
İkrarın bendini çesemem m'ola?
 
Pir Sultan Abdal'ım, dost çiresine,
Arzumanım kaldı şah cilvesine.
Altmış ile yetmiş üçün arasına,
Özümü irfana koşamam m'ola?
 
Allah bir Muhammet Ali’dir Ali
Gel Muhammet Ali katarına gel
İsmin bu cihanda doludur dolu
Gel Muhammet Ali katarına gel
 
Serseriye sır kapısı açılmaz
Mürşit olmayınca müşkül seçilmez
Kılavuzsuz yedi derya geçilmez
Gel Muhammet Ali katarına gel
 
Gizlidir gizliden haber alınmaz
Gönle girmeyince sırlar bilinmez
Benlik ile Hakka kulluk olunmaz
Gel Muhammet Ali katarına ge
 
Dökme bir su ile gönül alınmaz
Faraş ile süpürgesi görünmez
Kul olmayınca sultanlık bilinmez
Gel Muhammet Ali katarına gel
 
Geri
Üst