Pir Sultan Abdal Şiirleri

Pir Sultan Abdal'ım, kırklar yediler,
Yediler de bir keşiğe kodular.
Onlar verdiğini almaz dediler,
Şu bana verdiğin aldı n'eyleyim?
 
Bana gül diyorlar neme güleyim,
Gözlerim nem ile doldu n'eyleyim?
Elin gülü açmış al ile yeşil,
Şu benim güllerim soldu n'eyleyim?
 
Kolumdan uçurdum nerre bazımı,
Arşa çıkardılar ah-ı suzumu.
Elimden aldırdım yavru kuzumu,
Firkatı bağrımı deldi n'eyleyim?
 
Haberin alayım seher yelinden,
Ördek kalkar m'ola kendi gölünden?
Korkum ayrılıktan, fikrim ölümden,
Ahiri başıma geldi n'eyleyim?
 
Ulu sular gibi çeşmim çağlayan,
Mahrum olmaz özün Hakk'a bağlayan.
Yar yitirmiş yana yana ağlayan,
Geldi çattı beni buldu n'eyleyim?
 
Pir Sultan Abdal'ım, kırklar yediler,
Bu yolu erkanı onlar kodular.
Allah verdiğini almaz dediler,
Bana verdiğini aldı n'eyleyim?
 
Bana medet senden olur efendim,
Aşılmaz dağların ardında kaldım.
Eller dosta doğru çeker göçünü,
Elsiz viranede çöllerde kaldım.
 
Sana derim sana ey kaşı kara,
Artıyor eksilmez dost sinemde yara.
Bir aşinam yok ki halımı sora,
Yalanlı dolanlı dillerde kaldım.
 
Sabahtan sabahtan semah tutarım,
Dosta kadar gider benim katarım.
Baykuş gibi viranede öterim,
Gel gör ne perişan hallerde kaldım.
 
Pir Sultan Abdalım, ben de gülmedim,
Aradım derdime derman bulmadım.
Yol nereden gelir gider bilmedim,
Kesildi kervanım bellerde kaldım.
 
Banaz'dan sürdüler bizi Sivas'a,
Erler himmet edin ben gidiyorum.
Garipçe canıma kıldılar cefa,
Erler himmet edin ben gidiyorum.
 
Gidi kafir gelir dedim imana,
Kuzular ağlıyor hem yana yana,
Getirip de hapsettiler zindana,
Erler himmet edin ben gidiyorum.
 
Gidi dideceğim yoldan kalmadı,
Güzel Şah'a gelir dedim gelmedi,
Pirimizden bize himmet olmadı,
Erler himmet edin ben gidiyorum.
 
Urganım çekildi sığındım dara,
Üstüme döküldü ağ ile kara,
Muhbirim üstünde çıralar yana,
Erler himmet edin ben gidiyorum.
 
Pir Sultan Abdal'ım kolum büküldü,
Aktı gözüm yaşı yere döküldü,
Ahir urgan boğazıma takıldı,
Erler himmet edin ben gidiyorum
 
Bâtın erlerinden Sultan-ı Server,
Geldi dergâhımız oldu münevver.
Yanında rehberi Hazret-i Kanber,
Heman bir dem geşt ü güzar göründü.
 
Bir ulu dergâha varıp eriştim,
Erenler elinden bir dolu içtim.
Aklımı zay edip hal olup düştüm,
Kuruldu bir ulu pazar göründü.
 
Gönüller tahtının bülbülü geldi,
Elinde bir dolu gül rengi geldi.
Önüme bir sini dopdolu geldi,
Bu hal bize ondan uçar göründü.
 
On'ki tarikatin nişanı mevcut,
Pir Sultan'ım, onda pirim de mevcut.
Gördü cümlemizi onda bir vücut,
Pervaz vurup gökte uçar göründü.
 
Be hey acayip adem,
Öldüğünü bilemezsin.
Korlar bir karanlık dama,
Kapı baca bulamazsın.
 
Geri
Üst