Ünlü Tiyatrocular Ve Yazarlar...

Gülriz Sururi


Gülriz Sururi, (d. 1929). Tiyatro oyuncusu.

İlk kez 1942'de İstanbul Şehir Tiyatrosu Çocuk Bölümü'nde sahneye çıktı. 1955'te Muammer Karaca Topluluğu'nda oynamaya başladı. 1960'ta Dormen Tiyatrosu'na geçti. 1961'de, bu toplulukta sahnelenen Sokak Kızı İrma'daki rolüyle en iyi kadın oyuncu olarak İlhan İskender Ödülü'nü kazandı. 1962'de Engin Cezzar'la Gülriz Sururi - Engin Cezzar Tiyatrosu'nu kurdu. 1966'da "Teneke" oyunundaki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü bir kez daha kazandı. Aynı yıl Türk Kadınlar Birliği'nce Yılın Kadını seçildi. 1971'de Hint kumaşı'ndaki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü üçüncü kez kazandı. 1979-1980 mevsiminde Mehmet Akan'la birlikte, topluluğun o güne dek sahnelediği oyunlardan Uzun İnce Bir Yol adlı bir derleme yaptı ve gösteriminde oynadı. 1982-1983 Kaldırım Serçesi adlı müzik oyunundaki Edith Piaf yorumuyla Avni Dilligil En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü, İzmir Gazeteciler Derneği'nin Altan Artemis Ödülü'nü ve Milliyet Gazetesi'nin 1983 Süperstar Tiyatro Oyuncusu Ödülü'nü kazandı. Yumuşak oyunculuğuyla, dramdan güldürüye ve müzikli oyuna dek her çeşit eserde başarılı tipler çizen Sururi, oyunculuğunun dışında Türk tiyatrosuna yönetici olarak da katkıda bulundu.

1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.
 
Muammer Karaca


Muammer Karaca, (d. 8 Kasım 1906, İstanbul – ö. 28 Nisan 1978, İstanbul). Tiyatro ve sinema oyuncusu.

Bulvar tiyatrosunun önde gelen isimlerindendir. Türk tiyatrosunun unutulmaz oyunlarından Cibali Karakolu'nun yazarı, Karaca Tiyatrosu'nun kurucusudur.

Veterinerlik öğrenimini yarım bırakarak tiyatroya yöneldi. İlk kez 1923’te Sahir Opereti’nde sahneye çıktı. 1924’te Darülbedayi’ye girdi ve Renkli Fener oyununda rol aldı. 1930’daki kısa süreli Süreyya Opereti deneyiminden sonra tekrar Darülbedayi’ye döndü.

Muaammer Karaca, Atatürk'ün silah arkadaşlarından birisi olan dönemin İzmir valisi Kazım Dirik'in kızı Şükran Hanım ile evlendi. Bu evlilik, ailenin izin vermemesi nedeniyle Şükran Hanım'ın kaçırılması sonucu gerçekleşti ve gazete manşetlerine yansıdı.

1945’te bir süre Ses Opereti’nde çalıştıktan sonra Karaca Opereti’ni kurdu. 1955’te Karaca Tiyatrosu’nu kurdu. Tiyatronun açıldığı yıl Cibali Karakolu adlı oyunu sahneye koydu. Cibali semtindeki insanlarla semt karakolundaki polislerin yakın ilişkisinden ilham alan oyun, üç bin kezden fazla sahnelendi. Hulki Saner'in yönetmenliğinde 1966'da sinemaya uyarlandı.

Muhsin Ertuğrul’un Karım Beni Aldatırsa (1938) filmiyle sinema oyunculuğuna da başlayan Karaca, bir çok filmde karakter rollerine çıktı. Cibali Karakolu gibi tiyatrodan uyarlanan bazı filmlerde başrol oynadı.

Sanatçı 1978'de hayatını kaybetti. İstanbul'da İstiklal Caddesi'nde Karaca çıkmazında yaptırdığı Karaca Tiyatrosu, özel tiyatrolara kiralanan bir tiyatro binası olarak Türk tiyatrosuna hizmet etmeyi sürdürmektedir. ayrıca Cem Karaca'nın babası


Filmografisi

Şehvet Kurbanı Şevket - 1975
Hızlım Benim - 1975
Reisin Kızı - 1974
Büyük Şamata - 1973
Ay Aman Of - 1972
Demirel'e Söylerim - 1967
Cibali Karakolu 1966
İstanbul Yıldızları - 1952
Kızılırmak - Karakoyun - 1946
Akasya Palas - 1940
Bir Kavuk Devrildi - 1939
Allahın Cenneti - 1939
Taş Parçası - 1939
Aynaroz Kadısı - 1938
Milyon Avcıları - 1934
Leblebici Horhor Ağa - 1933
Söz Bir Allah Bir - 1933
Karım Beni Aldatırsa - 1933
Cici Berber - 1933
 
Haldun Dormen

Babası, Kıbrıslı aydın bir işadamı olan Sait Ömer Bey, annesi İstanbullu bir paşa kızı olan Nimet Rüştü Hanım'dır. Bir yaşına bile basmadan, ailesi İstanbul, Şişli’ye yerleşti. Sahneye ilk defa Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisi iken çıktı. Lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı. Sekiz yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sol ayağı sakatlandı.

Tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi’nde aldı. İstanbul’a döndüğünde önce Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne'ye girdi ve Cinayet Var adlı oyundaki dedektif rolüyle ilk kez seyirci karşısına çıktı. Bir buçuk yıl Muhsin Ertuğrul ile çalıştıktan sonra Beyoğlu Parmak sokağın arkasında 60 kişilik bir salonu olan Cep Tiyatrosu'nu kurdu. 1957’de Papaz Kaçtı komedisi ile İstanbul’un Feriköy semtinde Dormen Tiyatrosu’nu kurdu. Cep Tiyatrosu’ndaki Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli, Erol Keskin gibi isimler Dormen Tiyatrosu’nun kadrosunu oluşturdu. Topluluk en parlak dönemini 1957-1972 yılları arasında yaşadı. 1961’de Türkiye’de sahnelenen ilk müzikal olarak bilinen Sokak Kızı İrma’yı sahneledi.

1966'da sinemacılık yapan Dormen, bu dönemde iki film yönetti: Ekrem Bora ile Belgin Doruk’un rol aldığı Bozuk Düzen (1966) ve Müşfik Kenter, Nedret Güvenç, Belgin Doruk’un rol aldığı Güzel Bir Gün İçin (1967). Bozuk Düzen, 3. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film birincilik ödülünü, Güzel Bir Gün İçin ise 4. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Komedi Filmi ödülü aldı. Ödüllere rağmen filmler gişe başarısı sağlamayınca sinemadan vazgeçip yeniden tiyatroya döndü.

Dormen Tiyatrosu, 1972’de Ses Tiyatrosu’nda Ayı Masalı adlı oyunla perdelerini açtı. Bit Yeniği, Şahane Züğürtler gibi oyunlar sahneledi. 1977’de televizyonun yaygınlaşması sonunucu artan ekonomik sıkıntılar yüzünden tiyatroyu kapatmak zorunda kaldı. Dormen, 1977’den sonra televizyonculuk ve radyoculuk yaptı. Milliyet Gazetesi’nde 8 yıl boyunca gazetecilik yaptı. 1980’lerde yeniden tiyatroya döndü. 1984’te Dormen Tiyatrosu yeniden perdelerini açtı. Ancak 2001 yılından yaşanan ekonomik kriz ve 17 Ağustos depremi sonrasında tiyatronun elverişsiz konumu yüzünden deprem korkusuyla seyirci sayısının düşmesi tiyatronun yeniden kapanmasına neden oldu.

Haldun Dormen, 11 oyun yazdı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde ders verdi, Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru olarak ödüllendirildi. Televizyon için de çok sayıda program hazırlayan Dormen, çeşitli televizyon dizilerinde rol alarak ününü arttırdı. Yapı Kredi Sigorta adlı sigorta şirketine sanat danışmanlığını sürdüren Haldun Dormen, 1997’den beri verilmekte olan Afife Jale Ödülleri’nin gerçekleştirilmesine ön ayak olmuştur.

Dormen, 1959’da halkla ilişkiler alanında dünyaca tanınan bir isim olan Betül Mardin ile evlenmiş, sekiz yıl süren bu evliliğinden Ömer adlı bir oğlu dünyaya gelmiştir. Haldun Dormen, anılarını "Sürç-ü Lisan Ettikse", "Antrakt", "İkinci Perde" adlı kitaplarında toplamıştır. Bulvar komedisi ve vodvil türünde uzmanlaşmış bir tiyatro yönetmenidir. 1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.

Dormen, şu anda Medyapım Akademi'nin yöneticiliğini yapmakta ve oyunculuk dersleri vermektedir. Bu akademide hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik oyunculuk, tv yapımcılığı ve diğer kişisel gelişim dersleri verilmektedir.


Aldığı ödüller

1966 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi 1. Film Ödülü, Bozuk Düzen
1966 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Senaryo Ödülü, Bozuk Düzen
1967 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Komedi Filmi Ödülü, Güzel Bir Gün İçin

Yönettiği bazı tiyaro oyunları

Bu Oyun Başka Oyun
Kantocu
Papaz Kaçtı
Lüküs Hayat
Yukarda Biri Var
Lüküs Hayat
Spkak Kızı İrma]]
Şahane Düğün
Nicw Yıllara
Zafer Madalyası
Şahane Züğürler
 
Geri
Üst